Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye’nin NATO’nun gelecekteki güvenlik mimarisine sunduğu stratejik katkılar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’ta düzenlenen “Ankara’dan Bakış: NATO Zirvesi’nin Güvenlik ve Savunma Etkileri” başlıklı etkinlikte konuşan Demiroğlu, NATO’nun güvenlik paradigmasının hızla değiştiğine ve bu ortamda Türkiye’nin kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Etkinlikte, NATO’nun geleceği, Avrupa’nın güvenliği ve savunma sanayisindeki dönüşüm konuları ayrıntılı şekilde ele alındı.
Demiroğlu, NATO’nun güvenlik anlayışının sadece askeri güç unsuruna dayanmadığını, güçlü bir savunma sanayisi, sürdürülebilir üretim kapasitesi, dayanıklı tedarik zincirleri ve müttefik ülkeler arasındaki ortak sanayi işbirlikleriyle yeniden şekillendiğini ifade etti. Bu yeni yaklaşım “NATO 3.0” olarak tanımlanırken, Türkiye’nin geliştirdiği savunma sanayisi ekosistemi ve TUSAŞ’ın özgün platformlar ile mühendislik yeteneklerinin kolektif caydırıcılığı artıran önemli unsurlar arasında yer aldığı vurgulandı. Türkiye’nin ulusal savunma kapasitesini aşan olarak müttefiklere olan güvenlik desteği tekrar gündeme getirildi.
Öte yandan Demiroğlu, Avrupa’nın güvenliği için transatlantik işbirliğinin güçlendirilmesinin şart olduğunu belirtti. Türkiye’nin sadece kendi savunma ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerin güvenliğine de katkı sağlayan güçlü bir savunma üreticisi haline geldiğinin altını çizdi. HÜRJET programının İspanya’ya ihracatının, yalnızca ticari bir başarı olmaktan öte, Türkiye’nin ileri havacılık teknolojilerinin Avrupa ve NATO savunma ekosisteminde yerini sağlamlaştıran stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Demiroğlu, yüksek teknolojili ve maliyet etkin üretim kapasitesiyle TUSAŞ’ın NATO ve Avrupa güvenliğine uzun vadeli katkılar sunmaya devam edeceğini aktardı.
