Yunanistan’dan Ege’de dört ayrı tatbikat: Erdoğan ve Miçotakis’in Prag’da görüşme ihtimali ortadan kalktı mı?

27 dakika önce

Stelyo Berberakis | Atina

yunan savaş gemisi

Kaynak, Getty Images

“Türkiye ile Yunanistan arasında süregelen karşılıklı suçlamalar, diyalog kapılarının aralanmasına imkan tanımıyor”.

Bu değerlendirme, son günlerde Yunanistan’da sıklıkla yapılıyor.

Yunan basını ise Yunanistan silahlı kuvvetlerinin Ege’de “müttefik devletlerin de yer aldığı” dört ayrı tatbikatını “Türkiye’nin sözlü tehditlerine karşı açık ve net bir yanıtı” olarak aktarıyor.

Yapılan açıklamalar göre tatbikatlarda 13 firkateyn, 10 denizaltı ve 18 adet torpil atar, kruvazör ve nakliye gemisi yer alıyor. 

Kuzey Ege’de “Argo 2022” adı altında yapılan ve 30 Eylülde sona erecek ilk tatbikata Fransız Deniz kuvvetleri yer alıyor.

Aynı anda Girit’in güneydoğusunda gerçekleşen tatbikata İspanyol deniz kuvvetlerinin “Juan Carlos” uçak gemisinin katıldığı belirtiliyor.

Ardından Yunan silahlı kuvvetlerinin “Süngü” anlamına gelen “Longhi” adı altındaki kendi askeri tatbikatlarını gerçekleştireceği belirtiliyor.

Yunan askeri çevreler bu tatbikatın “deniz kuvvetlerinin üst düzey tatbikatı” olacağından söz ediyor. 

Yunan basınına sızdırılan bilgilere göre Yunan hava kuvvetlerinin envanterine katılan Fransız yapımı Rafale uçaklarının da yer alacağı ve gerçek mermilerle yapılacak tatbikatların senaryosunun “2020’de Doğu Akdeniz krizinden elde edilen çıkarımların göz önünde bulundurulacağı ve hava , deniz üstü ve deniz altı olası saldırılara karşı savunma yöntemlerinin yer alacağı” aktarılıyor.

ABD’nin uçak gemisi bekleniyor

Aynı bilgilere göre bir dördüncü tatbikata, önümüzdeki günlerde Yunanistan’a gelmesi beklenen ABD’nin “George Bush” uçak gemisinin Yunan, Fransız, İtalyan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin deniz kuvvetleri katılacağı belirtiliyor.   

Aynı askeri çevreler, İsrail silahlı kuvvetlerinin de katılacağı yeni bir tatbikat için de İsrail askeri makamlarıyla görüşmeler yapıldığından söz ediyor.

Bu tatbikatların  Yunanistan’ın “Türkiye’nin bir gece ansızın gelebiliriz söylemlerine karşı hazırlıklı olmayı amaçladığını” belirten askeri çevreler “Yunan donanması Ege’de Türkiye’ye saldırmak için bulunmuyor. Bu tatbikatlar herhangi bir savaşa hazırlık tatbikatları değildir. Barış zamanında strateji taktiklerini geliştirmeyi öngörüyor” ifadesini kullanıyor.

Öte yandan Türk basınında ön plana çıkartılan “Midilli ve Samos (Sisam) adalarının ABD yapımı zırhlı araçlarla takviye edildiği” haberlerinin ardından zaten gergin olan iklim daha da gerildi.

Yunan askeri kaynaklar, “Söz konusu zırhlı araçların ABD yapımı zırhlılarla değiştirileceği bilinen bir konuydu. ABD, Yunan adalarındaki Sovyet yapımı eski zırhlıların Ukrayna’ya gönderilmesi ve yerlerine ABD tarafından hibe edilenlerle takas edilmelerine aylar öncesinden karar verilmişti” görüşünü öne sürüyorlar.

Adaların statüsü üzerinden yürütülen bu gergin ortam, her iki tarafın basınında “karşı tarafı suçlama” yarışına girdikleri gözleniyor.

yunan savaş gemisi

Kaynak, Getty Images

Emekli amiraller Ege’nin iki yakasında da TV’de

Emekli Türk amiraller Türk TV kanallarında “Adalara sevk edilen zırhlıların Türkiye’ye saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle Türkiye’nin hazırlıklı olması gerektiğine” dikkati çekerken; emekli Yunan amiraller de Yunan TV ekranlarından “Türkiye Yunan adalarına saldırmayı, ya da bir çatışmayı göze alamaz, çünkü bunun karşılığının ağır olacağını bilir” görüşlerini aktarıyor.

Tüm bu söylemler ve eylemlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, katılmaya karar vermesi durumunda, 6 ve 7 Ekim de Prag’ta düzenlenecek olan Avrupa Siyasi Topluluğu toplantısı çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile bir görüşme yapma olasılığını ortadan kaldırdığı kanısı Yunan basınında hakim.

Oysa Miçotakis BM kürsüsünde yaptığı konuşmasında bir yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın suçlamalarını hedef alırken, diğer yandan “Erdoğan ile görüşmeye hazır olduğunu” söylemesi ve Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın da NTV’ye verdiği özel mülakatında “sayın Cumhurbaşkanımız hiç bir zaman diplomasi kapısını kapatmaz” şeklindeki ifadelerinden sonra iki lider arasında örneğin Prag’ta  bir görüşme olabileceği ümitlerini doğurmuştu.

Yoruma kapalı.