Başörtüsü tartışması: Kılıçdaroğlu ve Erdoğan’ın çıkışları seçimlere dönük taktik hamle mi?

29 dakika önce

Ayşe Sayın, Ankara

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu

Kaynak, Getty Images

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, geçen pazartesi akşamı soyal medya hesabından “geçmişte hataları olduğunu” söylediği başörtüsü konusunda “yasal güvence” çıkışının ardından siyaset gündemi, yıllar sonra bir kez daha “başörtüsü” tartışmasına kilitlendi.

İktidar kanadında “seçimlere dönük taktik hamle” olarak yorumlanan Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, birçok parti yöneticisi ve milletvekili için de sürpriz oldu.

CHP Lideri’nin bu konuda atacağı adımı parti yetkili organlarında da paylaşmadığı; çok yakın kurmaylarıyla iki aydır üzerinde çalıştığı öğrenildi.

Ancak partinin “ulusalcı” tabanında rahatsızlık yarabileceği ihtimali dile getirilse de Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, CHP’lilerden destek buldu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının ardından yapılan ilk yorumlar, “Erdoğan, meydanlarda, ‘CHP iktidar olursa başörtüsü yasağını yeniden getirecek’ propagandası yapacak. Zaten şimdiden bunun mesajlarını veriyor. Genel Başkan bu çıkışıyla, hem muhafazakar seçmene güvence verdi, hem de Erdoğan’ın elinden çok önemli seçim malzemesini aldı” yorumları yapılıyor.

CHP Lideri’nin bu çıkışı, birçok partiliye göre sürpriz olsa da, 5-6 ay önce bazı hukukçu kurmaylarına “başörtüsü serbestisine yasal güvence” için neler yapılabileceği konusunda görüş sorduğu da kulislere yansıyan bilgilerden. 

Altılı Masa’da yer alan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, seçmene AKP iktidarı döneminde elde edilen başta başörtüsü olmak üzere muhafazakar kesimlerin kazanımlarının korunacağına ilişkin bir güvence sunulması gerektiği yönündeki görüşleri dile getirdiği biliniyor.

O dönemde CHP kurmayları Kılıçdaroğlu’nun bu konuda bilgi istemesini, iki liderin zaman zaman görüşmelerde bu konuyu dile getirmesi nedeniyle, “ne yapılabilir” arayışı olarak yorumladıklarını dile getiriyorlar.

Kılıçdaroğlu’nun yasal düzenleme çıkışının kendileri için de sürpriz olduğunu belirten bazı CHP’liler, “Genel başkan bu konuda ne yapılabilir diye sormuştu, ama bu açıklamanın zamanlaması ve nasıl bir düzenleme olacağı konusu tamamen kendi tasarrufu” bilgisini paylaştı.

Bu nedenle de Kılıçdaroğlu’nun Salı günkü grup toplantısını yaptığı saatlerde, parti grup yöneticileri de ikisi yürütme olan üç maddelik yasa teklifini hazırlamak için yoğun bir mesai yaptı.

Erdoğan MYK toplantısında öğrendi, strateji belirledi

Kılıçaroğlu’nun sosyal medya hesabından açıklama yaptığı saatlerde ise Erdoğan, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına başkanlık ediyordu. Toplantının sonunun geldiği saatlerde Kılıçdaroğlu’nun “başörtüsü çıkışı” üzerine Erdoğan kurmaylarını yeniden toplayarak strateji belirledi.

AKP kurmaylarına göre aslında Erdoğan, 1 Ekim’de TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında 2023 seçimlerinden sonra yeniden iktidara geldiklerinde “sivil yeni anayasa” vaadini tekrarlarken, “Türkiye’yi vesayetin, darbelerin, baskıların, zulümlerin utancından; vatandaşlarımızı kökeni, inancı, mezhebi, meşrebi, kılık-kıyafet ve kültürü sebebiyle horlanmaktan beraber kurtardık. Yeni Anayasa’yla, bu kazanımların ahdi temelini de olması gereken hale getirmek istiyoruz”  sözleriyle bir anlamda başörtüsüne “anayasal güvence” hedefine de dikkat çekmişti.

MYK toplantısında ağırlıklı görüş, başörtüsü serbestisinin önünde yasal engel olmadığı yönünde olmakla birlikte, Kılıçdaroğlu’na karşı “el yükseltme” kararı alındı ve kulislere yeni yasama yılının ilk grup toplantısında Erdoğan’ın “anayasal güvence” çıkışı yapabileceği duyumu yayıldı.

Erdoğan stratejisini, her ne kadar “yanlışlarını kabul etse de de Kılıçdaroğlu ve CHP’nin samimi olmadığını” gösterecek bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklamak üzerine kurdu.

“Başörtüsü diye bir mesele kalmadı”

Erdoğan, yeni yasama yılının ilk grup konuşmasına oldukça hazırlıklı geldi.  CHP ve Kılıçdaroğlu’nun 2008 Anayasa değişikliği dahil, başörtüsü karşıtı tutumuna işaret ettiği ve “video görselleri” ile desteklediği konuşmasında Erdoğan, özel yaşamı ve iktidarında başörtüsü yasağına karşı verdikleri mücadeleyi anlattı. Kendi kızlarının da başörtüsü yasağı mağduru olduğunu belirten Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nu şimdi “günah çıkarmakla” suçladı; Türkiye’nin artık başörtüsü meselesi kalmadığını söyledi:

“Bugün Türkiye’nin gündeminde başörtüsü diye bir mesele, verdiğimiz mücadele sayesinde artık kalmamıştır. İşin esasına bakılacak olursa genelde kılık kıyafet, özelde de başörtüsü meselesi ne yasa ne de anayasa konusu olmaması gereken tabii bir haktır. Nasıl başı açık bir hanım kardeşimizin hayatın her alanında var olabilmesi için yasa ya da anayasa düzenlemesi gerekmiyorsa aynı durum başörtülü kardeşlerimiz için de geçerlidir.”

Aleviler için yeni adım

Erdoğan konuşmasında, Alevi yurttaşlar için de yeni bir adım atılacağının işaretini verdi:

“İnşallah Cuma günü Alevi kardeşlerimiz için yeni bir çalışmanın adımını atacağız. Bunların hastalıklı bir saplantı olan faşizmlerini her devirde boyayarak yapmak istedikleri kendi gizli iktidarlarını sürdürmektir. CHP faşizmi, yoksulluktan, geri kalmışlıktan beslenir. Senin üst düzey yöneticilerin üniversitelerde ikna odaları kurmadılar mı? Kılıçdaroğlu’nun son teklifini de bu anlamda bir taktik adım olarak görüyorum.”

El yükseltti, anayasal güvence istedi

Kılıçdaroğlu’nun “taktik hamle” yaptığını savunan Erdoğan, karşı hamleyle ve bir anlamda el yükselterek “anayasal güvence” önerisiyle karşı hamle yaptı:

“Şayet bu zat, temel bir insan hakkı olan başörtüsü meselesini ülkenin gündeminden kati şekilde çıkarmakta samimiyse, şayet bu zat, gençlerimizin en büyük hassasiyetleri olan özgürlük alanlarından biri konumundaki bu meselenin ahdi temelini güçlendirme sözünün arkasındaysa… Gelin çözümü yasa değil Anayasa düzeyinde sağlayalım.

“Üstelik bu konuda elimizde, Cumhur İttifakı olarak başlattığımız girişimle, Meclisimizin 2008 yılında ortaya koyduğu bir irade de mevcuttur. AK Parti ve MHP olarak o dönemde hazırladığımız 5735 sayılı Anayasa değişikliği teklifini, kamuda çalışmayı da kapsayacak şekilde, bu hususta aksi yönde düzenleme yapılamayacağı, uygulamaya gidilemeyeceği açık kaydıyla birlikte yeniden çıkartalım. Çünkü bugün Meclis’te basit çoğunlukla çıkan bir yasayla verilen hakkın, yarın bir başka Meclis denkleminde aynı şekilde alınabilmesi mümkündür. Meseleyi Anayasa düzeyine taşıdığımızda ise süreç bu kadar kolay yürüyemeyeceği için nispeten daha kalıcı, daha sağlam, daha muhkem bir iş ortaya çıkmış olacaktır. Böylece CHP’ye, 14 yıl sonra, üzerindeki utanç lekelerinden en azından birini temizleme fırsatı vermiş de olacağız.

“Hatta bununla kalmayalım, kadının ve erkeğin birlikteliğinden oluşan aile kurumumuzu da güçlendirerek, geleceğimize güvenle bakmamızı sağlayacak ilave değişiklikler de yapalım.”

Özel: Anayasayı çiğneyen anlayışla anayasa değiştirecek halimiz yok

Erdoğan’ın bu çağrısının hemen ardından CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, sosyal medya hesabından “Meclis’e sunduğumuz kanun teklifimiz AKP’de rahatsızlık yarattı. Desteklememek için Anayasa değişikliği önerip başka değişiklikler için fırsat kolluyorlar. Her gün Anayasayı çiğneyen bir anlayışla anayasa değiştirecek halimiz yok. Yeni Anayasa, yeni Meclis’in işi olacak” açıklaması yaptı.

Özel’in bu mesajı, Meclis kulislerinde “CHP’nin anayasa değişikliğine kapıyı kapattığı” şeklinde yorumlandı. Ancak kulislerde konuştuğumuz bazı CHP milletvekilleri, “sadece başörtüsü ile sınırlı olmak üzere” bir anayasa değişikliğine destek verilebileceğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu koşullu kapı araladı: Arkasından kurnaz bir ajanda çıkmazsa

CHP Lideri Kılıçdaroğlu da Özel’den çok kısa süre sonra twitterdan yaptığı açıklamayla anayasa değişikliğine “koşullu” kapı araladı:

“Başörtülü kadınların hak ve özgürlüklerine kavuşması için önerdiğimiz bu kanuni zırhı sen destekle Erdoğan; eğer arkasında yine kurnaz bir ajanda çıkmazsa tabii ki Alevi vatandaşlarımız dahil, hak ve özgürlükler konusunda getireceğiniz öneriye her türlü desteği vermeye hazırız.”

Erdoğan’dan Bahçeli’ye ziyaret

Erdoğan’ın bu çıkışının ardından gözler, dünkü grup toplantısında, başörtüsü sorununun 2008’de “414 milletvekilinin oyuyla çözüldüğünü” açıklayıp, yeni bir yasal veya anayasal değişikliğine gereksinim olmadığını söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çevrildi. 

Erdoğan, sürpriz bir hamle daha yaparak, MHP Lideri Bahçeli’yi yerel saatle 16.00’da konutunda ziyaret etti ve yaklaşık 1 saat görüştü. Kulislerde Erdoğan’ın bu ziyareti, anayasa değişikliği için görüş alışverişi olarak yorumlandı.

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül ise CHP’nin tutumunu samimi bulmadıklarını, şu anda Türkiye’de bir başörtüsü sorunu olmadığını belirterek, Erdoğan’ın anayasa değişikliği teklifi karşısında CHP’nin “köşeye sıkıştığını” söyledi. Özgür Özel’in, “anayasayı çiğneyenlerle anayasa değiştirecek halimiz yok” açıklamasını da eleştiren Bülbül, “Anayasayı çiğneyenlerle yasa çıkarmayı uygun görüyorsunuz da anayasa maddesinde değişiklik yapmayı neden uygun görmüyorsunuz?” diye konuştu.

İYİ Parti kulisleri: Erdoğan’ın en iyi bildiği yerden polemiğe girmenin faydası yok

CHP’nin önerisine HDP ile Altılı Masa’da yer alan siyasi parti liderlerinin büyük bölümü destek verirken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve parti yöneticileri sessiz kaldı.

İYİ Parti kulislerinde ise Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı daha çok “seçim hamlesi” olarak yorumlanırken, bazı partililer Erdoğan’ın “en iyi bildiği yerden polemiğe girmenin faydası olmayacağı” görüşü dile getirildi.

2008’de nasıl bir değişiklik yapıldı?

Erdoğan’ın grup konuşmasında dikkat çektiği 2008’de, AKP ve MHP’nin verdiği teklifle, Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” ilkesini düzenleyen 10 ve “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”ni düzenleyen 42. maddesinde değişiklik yapıldı.

10. maddeye, “Devlet organları ve idare makamları, bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” hükmü eklenerek kılık kıyafet nedeniyle kamuda ayrımcılık yapılmaması hedeflendi.

42. maddeye de “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” ibaresi eklenerek, üniversitelerde başörtüsü serbestisinin yolu açıldı.

Ancak CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, bu anayasa değişikliğini iptal etti. AKP hakkında açılan kapatma davasında da bu değişiklik parti aleyhine delil olarak kullanıldı.

Yoruma kapalı.