Annelikle ilgili çelişkili duyguları olan kadınlar anlatıyor

anne cocuk

Kaynak, Getty Images

2 saat önce

Annelik zor bir sorumluluk ve birçok kadın bu rolle ilgili ikircikli hislere sahip. Peki bu konuyu konuşmak neden bu kadar zor?

“Annelik ikircikliliği”, birçok kadının yaşadığı ancak pek azının dile getirdiği bir konu.

Annelikle ilgili karmaşık, genellikle çelişkili duygular hissetmek olarak tanımlanan ikirciklilik, çocuğa karşı sevgi eksikliğinden kaynaklanmıyor.

Gerçekten de, ikircikli olarak tanımlanan anneler, çocukları için her şeyi yapacakları konusunda net olma eğiliminde. Hatta birçoklarının çocukları için hissettikleri endişe, stres ve korku, anne olmayı zorlayıcı bulmalarında etken.

Ama aynı zamanda öfke, küskünlük, ilgisizlik, can sıkıntısı, endişe, suçluluk, keder ve hatta nefret hissedebilirler. Çoğu insan bu duyguları sadece ‘iyi anne’ figürüyle değil, annelikle bile ilişkilendirmez.

Duygu karmaşası anneliğin zaman alıcı, yoğun emek gerektiren, duygusal bir görev olduğu düşünüldüğünde aslında sürpriz değil. Bu rol, kişinin kimliğinde ve çoğu zaman fizyolojisinde zor değişikliklerle birlikte geliyor.

Anneler, var olduklarından bu yana muhtemelen bu konuda çelişkili duygular beslemişlerdir.

Ancak annelerin ebeveynliğin zor olduğunu söylemeleri “normal” görülse de, bu rolden hoşlanmadıklarını söylemeleri hâlâ tabu olarak görülüyor.

‘İyi’ olma çabası

Annelik her zaman zor olmuştur. Ancak günümüze özel baskılar bu görevi daha da zorlaştırabiliyor.

Örneğin, 20. yüzyılın ilk yarısından farklı olarak, annelerin tüm zamanlarını, emeklerini, duygusal, zihinsel ve finansal kaynaklarını çocuklarına vermeleri beklenirken, aynı zamanda işlerinde ve ilişkilerinde yüksek performans göstermeye devam etmeleri bekleniyor.

Anneliğin bu kültürel inşası 1996 yılında, “yoğun annelik” adıyla anılmaya başlandı.

Bunlara ek olarak, anne-babalara verilen desteğin büyük ölçüde modern hayatın talepleri açısından yetersiz kaldığı bir dönemde kadınlar bu ideali gerçekleştirmek için mücadele ediyor.

Dünyanın en zengin ülkelerinden bazılarında doğum izni dört aydan daha az.

Birleşik Krallık’taki çift gelirli ailelerde, bir kadının tam zamanlı gelirinin ortalama yüzde 50’den fazlası çocuk bakımı için harcanıyor.

Avustralya’da annelik çalışmaları yapan sosyolog ve The Good Enough Mother (Yeterince İyi Annelik) podcast’inin sunucusu Sophie Brock, “Anne olan herkes biliyor: Aşırı yük altındayız, aşırı geriliyoruz, aşırı çalışıyoruz, duygusal emeğin çoğunu taşıyoruz, ev işlerinin çoğunu yapıyoruz, ücretli işin baskısını taşıyoruz” diyor ve ekliyor:

“Ve sonra ‘Hepsini başardım. Ben mükemmel bir anneyim. Mücadele etmiyorum’ şeklinde bir maske takmamız bekleniyor.”

annelik ikircikliliği

Kaynak, Getty Images

‘Sorun annelik ikirclikliliği değil ondan çıkardığımız anlam’

Annelikle ilgili hoşnutluk hissedilmediğinde utanç ve suçluluk duymak yaygın bir durum.

Özellikle sosyal medyadan aile sohbetlerine kadar tüm deneyimin pembeye boyanması ve çok az annenin gerçekten ne kadar zorlandığını paylaşması bunda etken.

Çok sayıda kadın hisleri konusunda sessiz kalmayı tercih ediyor. Hislerini paylaşmamak onları daha yalnız hissettirebiliyor ve depresyon gibi daha karanlık sulara sürüklenmelerine neden olabiliyor.

Kanada’da anne ruh sağlığı alanında çalışan terapist Kate Borsato, sorunun annelik ikircikliliği değil ondan çıkardığımız anlam olduğunu söylüyor; “Eğer kişi kendisinde bir sorun olduğu veya ikircikli hisleri yüzünden anneliğe uygun olmadığı; kötü bir seçim yaptığı ya da çocuklarının böyle bir anneyi hak etmediği sonucuna varırsa bu durum tehlikeli olabilir” diyor.

‘Ortak deneyimler’

Annelik ikircikliliği tartışmaları hâlâ utanç ve utandırmaya odaklansa da bu durum yavaş yavaş değişiyor.

Bazı kadınlar kariyerlerini diğer annelerin daha iyi bir deneyim yaşamasına yardımcı olacak şekilde yeniden kurguluyor.

TikTok’ta annelikle ilgili zorluklar konusunda içeriklerin eksik olduğunu gören Libby Ward, 2020’de Diary of an Honest Mom (Dürüst bir Annenin Günlüğü) adlı bir hesapta kendi deneyimini paylaşmaya başladı.

Altı ay sonra Instagram’da da bir hesap açtı. Bugün 1,5 milyona yakın kişi tarafından takip edilen hesabın en beğenilen videolarının çoğu, ebeveynliğin zorluklarını gösteriyor.

Bunlar arasında çocuklarının hazırladığı öğle yemeğini yememesinden duyduğu hayal kırıklığını, anneliğin kendisini nasıl daha az “eğlenceli” biri haline getirdiğine dair bir rap şarkısını ve ailesinin onun Anneler Günü’nde uyumasına nasıl izin verdiğini(!) gösteren bir video var.

Ward, o kadar çok ilgi görüyor ki, annelerden aldığı mesajlara yanıt vermek için birini görevlendirmek zorunda kaldığını söylüyor.

Ward, “Pek çok anne, annelikle ilgili yaşadıkları zorluklardan dolayı çok utanıyor ve çok suçlu hissediyor. Ve bu konuda kendilerini çok yalnız hissediyorlar” diyor.

Ward, uykusuzluk, utanç, çocuklarına bağırmak gibi kendisini yalnız hissettiği şeyleri paylaştıkça bunların ‘ortak deneyimler’ olduğunu fark ettiğini söylüyor.

Yoruma kapalı.