AKP, TTB ve diğer meslek örgütlerinde yapısal değişiklik çalışmasını gündemine aldı: Hangi seçenekler konuşuluyor?


  • Yazan, Ayşe Sayın
  • Unvan, BBC Türkçe
  • Bildirdiği yer Ankara
  • 21 dakika önce

Şebnem Korur Fincancı

Kaynak, Getty Images

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) sınırötesinde “kimyasal silah kullanıldığı iddialarının soruşturulması gerektiği” yönündeki sözleri, meslek birliğinin bir kez daha AKP ve MHP tarafından hedef olmasına neden oldu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kapatılması ve Fincancı’nın da vatandaşlıktan çıkarılmasını talep ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise yasal değişiklikle TTB’deki “Türk” ifadesinin çıkarılabileceğini açıkladı.

Bunun ardından da AKP, TTB’nin ve diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin yapısının ve isimlerinin değiştirilmesine ilişkin yapılan çalışmaları raftan indirmeye hazırlanıyor.

TTB ve diğer meslek örgütleri, uzun süredir iktidarın hedefindeydi.

Yaklaşık iki yıl önce, eski Ankara Barosu yönetimin,  Diyanet İşleri Başkanı ile ilgili yaptığı açıklama üzerine Temmuz 2020’de “çoklu baro” yasasını Meclis’ten geçiren AKP ve MHP, Covid-19 salgını nedeniyle, TTB’nin yapısına ilişkin yasal değişikliği askıya almıştı.

Ancak, çoklu baronun hayata geçmesinden birkaç ay sonra TTB’nin, Covid-19 verileri ile ilgili Sağlık Bakanlığı’nın doğru bilgi vermediği yönündeki açıklamaları üzerine MHP lideri, TTB’nin kapatılmasını istemiş, Erdoğan da bu kurumu “terörle iç içe olmakla” suçlamıştı.

AKP’de hazırlık

Erdoğan ve Bahçeli, son olarak “TSK’nın sınırötesinde kimsaysal silah kullanıldığı yönündeki iddiaların soruşturulması gerektiği” yönündeki açıklaması nedeniyle TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı’ya sert tepkiler gösterdi.

Erdoğan hafta başındaki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Bakanlarımıza, Tabipler Birliği başta, meslek örgütlerinde yeni bir yapıya geçilmesine yönelik mevzuat çalışmalarının hızlandırılması talimatını verdim. Tabipler Birliği Başkanı ile ilgili yargı harekete geçmiştir. Bu ismin (Türk Tabipleri Birliği) gerekirse yasal düzenlemeyle değiştirilmesini sağlayacağız” açıklaması yaptı.

Bahçeli ise grup toplantısında Fincancı’nın vatandaşlıktan çıkarılmasını isterken, TTB’nin “kapatılması” talebini de yineledi.

Anayasa mı, yasal değişiklik mi?

AKP grubunda henüz bu konuda yeni bir çalışma başlatılmasa da daha önce yapılan çalışmalar anımsatılıyor ve bu çalışmaların “güncellenebileceğine” dikkat çekiliyor.

TTB ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Türk Eczacılar Birliği gibi meslek örgütleri, Anayasa’nın 135. Maddesinde tanımlanan “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” arasında yer alıyor ve anayasal güvence altına alınıyor.

AKP kaynakları, Erdoğan’ın dile getirdiği “isim değişikliği” veya meslek örgütlerinin yapısının değiştirilmesi için bir anayasa değişikliğine gereksinim olmadığını, kuruluş yasalarında yapılacak değişikliklerin yeterli olduğuna dikkat çekiyor.

Bahçeli’nin “kapatılsın” talebine karşın AKP’de, meslek örgütlerinin seçim sisteminin ve isimlerindeki “Türk, Türkiye” ifadelerinin yasa değişikliği yapılması görüşü öne çıkıyor.

AKP içinde tüm kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için ortak bir “çerçeve yasa” düzenlemesi yapılabileceğini savunanlar da var.  

Ancak geçmişte yapılan çalışmalarda TMMOB’ye bağı odalar ile TTB arasında yapısal farklılıklar bulunması nedeniyle, çerçeve düzenleme seçeneğinden vazgeçilmişti.

Bu nedenle, her bir meslek örgütünün yasasına göre, seçim sisteminin değiştirilmesi ve bu kuruluşlar üzerinde denetimin artırılmasını yönelik değişiklikler yapılması seçenekleri konuşuluyor.

Çoklu baro model alınabilir mi?

Bir başta tartışılan seçenek ise “çoklu baro”  sisteminde olduğu gibi illerde birden fazla “oda” kurulmasına olanak sağlamak.

Ancak, uygulamada “çoklu baro” uygulamasının iktidar açısından istenen sonucu vermemesi, en büyük açmaz olarak görülüyor.

Bunun yerine hem TTB hem de TMMOB yönetimlerine ilişkin seçim sisteminin değiştirilmesi üzerinde duruluyor.

Mevcut yasada TMMOB Genel Kurulu’nun, iki yılda bir meslekte en az 10 yıl kıdemli olan üyeleri arasından toplam üye sayısının yüzde 2’si oranında ve üç kişiden az, 100 kişiden çok olmamak üzere seçecekleri delegeden oluşacağı hükmü yer alıyor.

AKP’nin daha önce yaptığı taslak çalışmada genel kurulun 2 bin delegeden oluşması, genel kurulda her odanın mutlaka en az 10 delege ile temsil edilmesi, kalan delegelerin ise odaların üye sayısı oranında dağıtılması; seçimlere grup listelerinin yanı sıra bağımsız adayların da katılabilmesi ve aldıkları oy oranına göre birlik genel kuruluna asil ve yedek delege seçilmesi öngörülüyordu.

Ayrıca oda genel kurulunun, kayıtlı üyelerden oluşacağı hükmünün değiştirilerek, oda genel kurullarının belli sayıda, üyeden oluşması seçeneği üzerinde duruluyordu.

Yoruma kapalı.