ABD ara seçimleri: Cumhuriyetçilerin umduğu ‘kırmızı dalga’ neden gerçekleşmedi?

10 Kasım 2022, 17:31 +03

Güncelleme bir saat önce

Bernd Debusmann Jr, Washington & Natalie Sherman, New York City

trump abd seçimleri

Kaynak, Reuters

ABD’de yüzde 8 enflasyon ve Biden’ın anketlerdeki düşüşünü göz önünde bulundurunca Cumhuriyetçiler Kongre’yi geri almak konusunda büyük adımlar atmayı umuyorlardı.

Peki bu neden olmadı?

Anket hazırlayanlar ve uzmanlar haftalarca, yaklaşmakta olan bir “kırmızı dalga”, yani Joe Biden ve Demokratlara sert bir ders verecek olan Cumhuriyetçi bozgun konusunda uyardılar.

Ancak Çarşamba günü ABD’de güneş yükselirken Cumhuriyetçilerin umduğu “tsunaminin” gerçekleşmeyeceği ortaya çıktı.

Parti mütevazı kazanımlar elde etse ve Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçilere geçme ihtimali artsa da Senato için ateşli çekişmeye devam etti. Sonunda Demokratlar beklenenden de daha iyi bir performans gösterdi. Ama neden?

Sadece ekonomiyle ilgili değildi

Bu ara seçimler enflasyon ve ekonominin, her ne kadar seçmenlerin endişelerinin başında gelse de, Demokratlara korktukları kadar zarar vermediğini kanıtladı.

Analistlere göre, bu ekonominin yavaşlarken nispeten sağlıklı kaldığı gerçeğini yansıtıyor olabilir. Hayat pahalılığı artmasına rağmen, ekonomi büyüme devam etti ve işsizlik düşük kaldı.

Ipsos araştırma şirketinin uzman başkan yardımcısı Chris Jackson, “İnsanlar ekonomiden memnun değil ancak işten çıkarılmıyorlar, bu nedenle seçimin son haftalarına kürtaj gibi, göçmenlik gibi, sağdaki ‘Büyük Yalan’ gibi diğer konular ağır bastı” diyor.

Ekonomiyle ilgili endişeler ülkedeki kutuplaşmayı da yansıtıyor.

Demokratlar karanlık iklime rağmen, ekonomik endişelerin yanı sıra iklim değişikliği, ırkçılık ve kürtaj gibi diğer konular sıralandığında Cumhuriyetçiler ve bağımsızlardan daha olumlu kalma eğilimindeler.

Donald Trump’ın tekrar başa gelme ihtimali, bu sorunları canlı tuttu ve Demokrat tabanı oy kullanma konusunda motive etti.

Jackson, “Sonuç Cumhuriyetçilerin, özellikle de Trump Cumhuriyetçilerinin kendi yollarından çekilemeyecekleri ve onları daha büyük kazanımlara itecek olan enflasyon ya da ekonomi gibi konuların hakim olmasına izin veremeyecekleridir” diyor ve ekliyor:

“Cumhuriyetçiler aslında Demokratlara, kaybettikleri ekonomi gibi meseleler dışında üzerinde çalışacakları bir şey verdi.”

Enerjik bir Demokrat taban

İlk veriler, katılımın bir ara seçime göre ülkenin genelinde tarihi bir seviyede yüksek olduğunu gösteriyor. Bu çoğunlukla üreme hakları gibi konularda duyarlı olan gençler tarafından yürütülen Demokrat tabana atfediliyor.

San Antonio Teksas Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Jon Taylor, BBC’ye, “Z kuşağı seçmenler gerçekten ortaya çıktı” diyor.

Taylor, “ABD Yüksek Mahkemesi kürtajı yasallaştıran Roe v. Wade kararını Haziran ayında geri çevirmeseydi; suç, göç veya enflasyonla ilgili dinamikler göz önüne alındığında Demokratların seçmenleri harekete geçiremeyebilirdi” diyor ve ekliyor: “Bu gerçekten Demokratların bu Kırmızı Dalgayı savuşturmasına yardımcı oldu”.

Salı günü oy kullanmaya mecbur olduğunu hisseden gençler arasında 19 yaşındaki öğrenci Jack Pribble da vardı.

Pribble, “Ben eşcinsel bir erkeğim ve kürtaj kararı, Amerikan politikalarının ne kadar baskıcı hale geldiğinin bir göstergesi” diyor.

Öte yandan bazı Cumhuriyetçiler parti destekçilerinin yeterli sayıda oy vermemesi nedeniyle beklentinin gerisinde kalındığını söylüyor.

Sandalyesini Demokrat Vicente Gonzalez’e kaptıran Teksas’tan Cumhuriyetçi temsilci Mayra Flores, “Cumhuriyetçiler ve bağımsızlar evde kaldılar” şeklinde tweet attı, “Eğer üstünüze düşeni yapmak için çabalamadıysanız sonuçlar hakkında şikayet etmeyin” dedi.

Ara seçim trendini kırmak

Tarihe baktığımızda, görevdeki ABD başkanının partisi ara seçimlerde hep bir darbe alır. California Santa Barbara Üniversitesi’nin verilerine göre, 1934 ile 2018 arasındaki ara seçimlerde cumhurbaşkanlarının partileri ortalama olarak 28 meclis sandalyesi ve dört senato sandalyesi kaybetti.

Ohio’daki Case Western Reserve Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Justin Buchler, önceki ara seçim sonuçlarının da böyle bir beklenti yaratmış olabileceğini söylüyor.

Buchler, “Genellikle insanlar verilerle desteklenmeyen açıklamalar yaparlar. Sanırım geçmiş seçimlerden çıkarılan derslerden biri de tahminler konusunda biraz daha temkinli olmaktı ama insanlar bunu öğrenemedi.”

Trump için referandum

Bu yılki ara seçimler, Donald Trump’ın mirası ve Cumhuriyetçi Parti üzerinde devam eden etkisi hakkında da fikir verici olarak görülüyordu.

Teksas Üniversitesi’nden Jon Taylor, birçok seçmenin oylarını Trump’ın parti üzerindeki etkisini azaltmak için kullanmış olabileceğini söylüyor.

Bunun aynı zamanda Donald Trump için de bir referandum olarak görülebileceğini ifade eden Taylor, “Ve desteklediği adaylara bakarsanız, özellikle de seçimlerde sahtekarlık olduğunu iddia edenlere; vali, senato ya da dışişleri bakanlığı pozisyonlarına aday olanların birçoğu kaybetti. Birkaç galibiyet alsa bile, herhangi bir Cumhuriyetçi tabanın ya da çoğunluğun genişlediği söylenemez” diyor.

Taylor’ın değerlendirmesi, Georgia eyaletinden seçim öncesi kararsız olan 31 yaşındaki seçmen Alex Heide’ın konuşmasında da anlaşılıyordu.

Heida seçimden önce BBC’ye “Demokratlarla her konuda aynı fikirde değilim. Ama Cumhuriyetçilerden önemli ölçüde daha istikrarlı olduklarını hissediyorum” demişti.

Yoruma kapalı.